hikaye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hikaye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Temmuz 2009 Pazar

HERKES için MASALLAR

SADECE GERÇEK

Ülkenin birinde bir köy, o köyde bir köylü ve köylünün de bir atı varmış. Birgün ülkenin kralı o civardan geçerken atı görmüş, çok beğenmiş ve köylüden kendisine satmasını istemiş.

Köylü, “Olmaz.” demiş. Kral israr etmiş, bir kese altın yerine iki kese teklif etmiş, ama köylü satmamakta diretmiş.

Kral gittikten sonra köylüler, “Doğru yapmadın, bu at bir kese bile etmez, kral sana iki kese altın verdi, satman gerekirdi.” demişler.

Aradan bir hafta geçmiş, bir sabah bakmışlar ki, köylünün atı yok. Köylüler, “Satmamakla akılsızlık yaptın, hem attan oldun, hem de iki kese altından.” demişler.

“Durun bakalım” demiş köylü. “Akılsızlık yaptım mı yapmadım mı, belli değil ki, ortada bir tek gerçek var, o da benim at kayboldu.”

İki gün sonra at geri gelmiş, hem de yanında bir de yaban atı varmış. Köylüler, “Çok şanslısın, hem atın geri geldi hem de sana ikinci bir at getirdi.” demişler.

Köylü, “Durun bakalım. Şanslı olup olmadığım belli değil, ortada tek bir gerçek var, benim şimdi iki atım var.” demiş.

Sonraki günlerin birinde, vahşi at, kendisini eğiten köylünün oğlunu sırtından atmış. Bacağı kırılan oğlan topal kalmış. Köylüler, “Ne talihsizlik, tek oğlun vardı, tarlada bütün işlerini o görüyordu, topal kaldı, işleri şimdi sen yapacaksın.” demişler.

“Durun bakalım, bunun talihsizlik olup olmadığı belli değil ki, tek gerçek var, o da şimdi benim oğlan topal kaldı.” demiş köylü.

Aylar sonra köye kralın komutanı gelmiş. “Savaş çıktı, köyün bütün gençleri askere alınacak” diye duyurmuş.

Askerleri yolcu ettikten sonra köylüler, “Ne şanslısın, bizim bütün çocuklarımız askere gitti, senin oğlanı topal diye almadılar, şimdi yarım yamalak da olsa sana yardım edecek, biz ise herşeyi kendimiz yapacağız.” demişler.

“Durun bakalım” demiş köylü. “Şanslı olduğumu da nereden çıkardınız. Ortada tek gerçek var, o da benim topal oğlanı askere almadılar.”

Bir hafta sonra, uzaktan askerler gözükmüş. Gelenler, kralın ordusunu bozguna uğratıp ülkenin içlerine doğru ilerleyen düşman askerleri imiş. Herkesi köy meydanında toplamışlar. İçlerinde tek genç olan topal oğlanı öldürüp gitmişler.

Bu hikayeyi daha çok uzatmak mümkün. Ama ortada tek bir gerçek var; o da gerçeğin ta kendisi
.

10 Şubat 2009 Salı

EDİTÖR'ün MEKTUBU











YAVUZ BAŞARIR KİMDİR

1971 yılı A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Bölümü mezunu olan Yavuz Başarır, bir sınai kuruluş holdingi olan Türkiye Çimento ve Toprak Sanayii T.A.Ş.’de 15 yıl Müfettiş ve Müşavir Müfettiş olarak görev yaptı.

Daha sonra 8 yıl, aynı Kuruluş’un Pazarlama Dairesi Başkanlığı görevini yürüttü. Bu sürede, Kuruluş’a bağlı ve o tarihte sayıları 28’e varan çimento, seramik ve refrakter fabrikalarının pazarlama ve satış faaliyetlerinin koordinasyonunda görev aldı ve yıllık ihracat hacmi 10 milyon dolara ulaşan bir pazarlama ağını yönetti. Avrupa, Uzakdoğu, Ortadoğu ve muhtelif Akdeniz ülkelerine ihracatlar gerçekleştirdi.

Kuruluş, bu süre içerisinde 1990 ve 1991 yıllarının ihracatta ilk on firması arasına girdi ve Ankara Ticaret Odası tarafından ödüllendirildi.

1990 yılında Türk çimentosunun İspanya pazarına girebilmesi için uluslararası kuruluşlardan alınan “Kalite Uygunluk Belgesi” çalışmalarını yürüttü.

1987 – 1990 yıllarında, Türkiye’de ilk kez uygulanan “Yüzer Terminale Çimento İkmali ve Satışı Projesi”nde Türk tarafının sorumluluğunu üstlendi.

1995 – 1997 yılları arasında da Bozüyük Seramik Sanayii Ticaret A.Ş.’nin Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüttü.

Yavuz Başarır, bu süre zarfında yukarıdaki görevleri ile birlikte ve birarada başka görevlerde de bulundu.

1987–1994 yılları arasında Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. Bu görevi sırasında çeşitli kurul ve komitelerde yer aldı.

1992–1994 yılları arasında Avrupa Çimento Birliği “CEMBUREAU”nun üç ana komitesinden “Marketing Committee”deki Türk Delegasyonu’nda yer aldı.

1987 – 1989 yıllarında Omsan Uluslararası Nakliyecilik A.Ş.’de, 1989 – 1991 yıllarında da Adana Çimento Sanayii T.A.Ş.’de Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı.

1989 yılında Orta Anadolu İhracatçılar Birliği’nin kuruluş çalışmalarında yer aldı ve 1995 yılına kadar Birlik Yönetim Kurulu Üyeliği’nde bulundu.Ayrıca, Birlik Çimento Sektörü İhtisas Komitesi Başkanlığı ve Mevzuat Komitesi Başkanlığı görevlerini de yürüttü.

1994 yılında, Ankara Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası’nın üyesi olarak Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavir Belgesi aldı.

1997 yılında, Devlet hizmetinden emekliye ayrılarak kendi şirketi Market Danışmanlık Dış Ticaret Tanıtım Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ni kurdu. Çeşitli ülkelere ihracat yaptı ve yabancı firmaların Türkiye temsilciliklerini üstlendi. Orta Anadolu İhracatçılar Birliği ile Konya ve Çorum’da KOBİ’lerin sahip ve üst kademe yöneticilerinin bilgilendirilmesi amacıyla eğitimler sundu. Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı’nın oluşturduğu Danışmanlar Havuzu’na da pazarlama ve kalite danışmanı olarak dahil oldu.

2001-204 yılları arasında, KARİD (Kargo İşletmecileri Derneği)’nin Ankara Temsilciliği görevini yürüttü.

2001 yılında InterCargo Yurtiçi ve Uluslararası Taşımacılık Ltd. Şti.’nde Kalite ve Yönetim Danışmanı olarak Kalite Güvence Sistemi’ni kurdu.

2005 yılında, aile tarihini yazmak üzere, sözlü tarih ve soyağacı çalışmalarına başladı. Üç yıllık çalışması sırasında, dönemin tarihine ışık tutmak amacıyla tarihi fotoğraflar topladı. 2008 yılında, çalışmalarını, ‘’Ailem Rumeli’den Anadolu’ya’’ ve ‘’Ailem Kim Kimdir’’ adlı iki ciltlik eserinde, tarihi fotoğrafları ise, ‘’Ailem Tarihi Fotoğraflar DVD’’sinde topladı.

Çeşitli dergi ve gazetelerde bir çok makalesi yayınlanan Yavuz Başarır, 2004 yılında faal iş hayatından ayrılmış olup, halen araştırmacı yazar olarak tarih alanındaki araştırmalarını sürdürmekte, çeşitli kongrelerde konferans vermekte ve sunum yapmaktadır.


Çok sayıda şiir ve hikayesi de bulunan yazarın son kitabı "Kavala'da Son Türk", Arkadaş Yayınevi Akılçelen Kitaplar tarafından basılmıştır.