19 Mayıs 1919 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Mayıs 1919 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Ağustos 2010 Cuma
İBRAHİM ÖZTÜRK KİMDİR
İbrahim Öztürk 1891 yılında Razgrad’da doğdu. İlk ve orta tahsilini Razgrad’da tamamladı. 1915 yılında, Bulgar baskısından kaçarak İstanbul’a geldi. Burada Sıhhiye Mektebi’ne girdi ve 1918 yılında mezun oldu. İlk görev yeri Erzincan Merkez Sıhhiye Memurluğudur.
1919 yılı Nisan ayında Samsun’a tayin edildi. 19 Mayıs 1919 günü sabahı Mustafa Kemal Paşa’yı Samsun’da ilk karşılayanlardan olma şerefine erişti. Bu günün hikayesi, sunduğumuz “19 Mayıs 1919’un Gizli Tanığı İbrahim Öztürk” videosunda etraflıca anlatılmıştır.
1919 Haziran’ında Fatsa’ya tayin oldu. 1932 yılında, önce Fatsa Liman Reisliği Katipliğine atandı ve 1935 yılında Liman Reisi oldu. Fatsa, Tirebolu, Gerze ve Ünye Liman Reisliği görevlerinde bulunduktan sonra 1947 yılında Devlet hizmetinden emekli olarak Samsun’a yerleşti.
Bir süre Ankara’da yaşadıktan sonra 1974 yılında Samsun’da öldü.
SOHBET
Bildiğiniz gibi, bir süreden beri “blog”umda videolar yayınlanmaktadır. Önce Rumeli’den Göçler ve Rumeli Şehirleri adlı videolar yayınlandı. Bu videolarda kullanılan ve 19. yüzyıl Rumeli’sini anlatan görsel malzemeler, tamamiyle 1890 ila 1925 yılları arasındaki fotoğraflara dayanmaktadır. Bu fotoğraflarla dönemin siyasal tarihini anlatmaya devam edeceğiz. Ayrıca, Rumeli’deki toplumsal hayatı yansıtan fotoğraflardan oluşan videolarla bölgenin bir de sosyal tarihini anlatmaya çalışacağız.
Bunlardan başka Mehmet Başarır ile İbrahim Öztürk’e ait videolar da yayınlandı. Bugün, benim canlarım olan bu insanların bana bıraktıkları mirası anlatan biyografilerini yayınlıyorum. Umarım, sizler için de ilgi çekici olacaktır.
İbrahim Öztürk benim dedemdi. Alçakgönüllü, hoşgörülü ve sevimli bir insandı. Bir devrin önemli olayına tanıklık etmesine rağmen, bundan kişisel bir çıkar sağlamayı hiç düşünmedi. Ailesi olarak bizler de, onun bu isteğine hep saygı gösterdik.
Beş yıl önce, ailemin tarihini derlemeye ve bir kitap haline getirmeye karar verdiğimde, dedemin hikayesinin de burada yer alması kaçınılmaz olmuştu. Bu kitabı yazdım ve sadece aile üyelerime dağıttım. Ancak, aldığım teşekkürler ve bu kitabın, ailemin dışında da okunmaya değer olduğu yolundaki teşvikler, beni bu hikayeleri yarı belgesel bir roman tarzında yeniden kaleme almaya itti.
Bu videoda yer alan hikaye, dedemin bizlere bıraktığı en büyük mirastır. Bu miras, hiçbir maddi değer ile ölçülemez.
Mehmet Başarır benim babamdı. Çalışmaktan bir gün bile yılmamış bir adamdı. Günde 14 saat, yılda bir hafta tatil yaparak 360 gün çalışırdı. Arada bunalıp, artık çok yorulduğunu, bundan böyle çalışmayacağını söylediği her günün ertesinde sabah saat 6’da işinin başına giderdi.
Samsun’daki ilk amatör fotoğrafçılardandı. Fotoğrafa olan merakı ve sevgisi, onu genç yaşında ülke çapında ödül kazanmaya götürdü. Bugün bize hiçbir değer ile ölçülemeyecek 70-80 yıllık bir fotoğraf arşivi bıraktı. Tozlu albüm sayfalarında kalmış bu fotoğrafları, gün ışığına çıkarmak görevi de bize düştü.
Bu videolar önceki tarihlerde İstanbul Kültür Sanat’ın facebook sayfasında yayınlandı. Şimdi de benim “blog”umda sizlere sunulmaktadır.
Saygılarımla,
Yavuz Başarır
12 Ağustos 2010 Perşembe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)